beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Terörsüz Türkiye Hedefi ve PKK Terör Örgütü ile Mücadele

Türkiye’nin yarım asra yaklaşan terör belasıyla imtihanı, her birimizin yüreğinde derin izler bıraktı. Bu topraklarda yaşayan herkes gibi ben de bir ülkücü olarak, vatanın bölünmez bütünlüğünü koruma duygusunu içimde taşıyorum.

 

Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) “terörsüz Türkiye” vizyonu, işte bu duygunun somut bir yansıması. PKK terör örgütüyle mücadelede sergilenen kararlılık, milli hassasiyetlerimize dokunan bir duruşun ifadesi.

 

Gelin, yıllardır küresel emeryalizm ve sermaye odakları tarafından istismar edilen bu meseleyi biraz da sizinle dertleşir gibi ele alalım.

 

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin, “Terörle hiçbir yere varılmaz, varılamaz, varılamayacaktır” sözleri, bu mücadelenin temel felsefesini özetliyor. Ülkücü bir bakış açısıyla şunu net bir şekilde söylüyorum: Terör, Türk milletinin birliğini, beraberliğini hedef alan bir kanser hücresi. PKK terör örgütü ise bu hücrenin en iğrenç taşıyıcısıdır. Yıllardır askerlerimizi, polislerimizi, masum sivilleri katleden, milyarlarca dolar milli servetimizi yok eden bu eli kanlı örgüt, ne bu topraklarda bir devlet kurabildi ne de Kürt kardeşlerimizi temsil edebildi.

 

Devlet Bahçeli’nin sıkça altını çizdiği gibi, “terörle pazarlık olmaz, müzakere yapılmaz, yalnızca mücadele edilir.” Bu, bir ülkücünün kırmızı çizgisidir; çünkü vatan toprağı pazarlık masasına konulmaz.

 

MHP’nin yaklaşımı, sadece silahlı mücadeleyle sınırlı değil. Devlet Bahçeli’nin geçen yıl Ekim ayında, PKK terör örgütünün elebaşı Abdullah Öcalan’a yönelik “terörü bitir” çağrısı ve terör örgütünün siyasi uzantısı DEM Parti’ye “Türkiye partisi olun” daveti, işin siyasi ve toplumsal boyutuna işaret ediyor.

 

Bu, bir zeytin dalı değil; aksine, devletin gücünü ve milletin birliğini pekiştirme hamlesidir. Bir ülkücü olarak şunu görüyorum: Bu çağrı, Türkiye, Suriye, Irak, İran ekseninde bölücü planları olan emeryalist devletlerin ve siyonist aklın PKK terör örgütüyle Kürtleri sömürme oyununu bozmayı amaçlıyor. Çünkü biliyoruz ki, PKK Kürtlerin temsilcisi değil, aksine onların en büyük düşmanıdır.

Dağda gençleri ölüme sürükleyen, şehirde uyuşturucuyla, tehditle halkı sindiren bu yapı, ancak kaynağında kurutulursa Türkiye nefes alır.

 

Milli hassasiyetlerimize gelince… Bizler, Türk-Kürt ayrımı yapmadan bu vatanı bir bütün olarak görüyoruz.

Anayasamız “Türklüğü”, devlete vatandaşlık bağı ile bağlı olmak şeklinde düzenlemiş; hiçbir surette ırk, dil, din ve mezhep farkı gözeterek tarif etmemiştir. 

Anayasa'nın 66. maddesi uyarınca; söz konusu hukuki bağa sahip olan herkes, Türk vatandaşıdır. Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi, Anayasanın 66. Maddesi konusunda son noktayı koymuştur;

"Bilhassa melezleşmiş bir millet yapısını dikte etmenin peşine düşenler, yürürlükteki Anayasa’da ifadesini bulan Türk vatandaşlığı tanımını pervasızca ve peşin hükümlerle tartışmaya açanlar terörsüz Türkiye seferberliğini kesintiye uğratmanın düşünü kuran tatlı su kurnazlarıdır."

 

MHP’nin terörle mücadelesindeki ısrarı, tam da bu birliği koruma gayretinden doğuyor. PKK’nın “Kürt sorunu” kisvesi altında yürüttüğü bölücülük, aslında Kürt kardeşlerimize de ihanet. Her Türk vatandaşı gibi onların talepleri de demokratik yollarla çözülür, silahla değil.

 

Devlet Bahçeli’nin “PKK’lı teröristler ya silahlarını gömmeli ya teslim olmalı ya da kaçınılmaz sonlarıyla karşılaşmalı” sözü, bu hassasiyetin en net ifadesi. Burada bir yumuşama yok; devletin bekası için tavizsiz bir duruş var.

 

Bugün, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sınır ötesinde ve yurt içinde PKK’ya vurduğu darbeler, MHP’nin yıllardır savunduğu “terörü kaynağında imha” politikasının meyvesidir. Teröristler için artık ne emniyetli bir alan var ne de kaçacak delik. Bu başarı, milli bir gurur. Ama şunu da unutmayalım: Bu mücadele, sadece askeri zaferle bitmez. PKK’nın siyasi uzantılarının, sivil toplum kisvesi altındaki kollarının da kökü kazınmalıdır. Ülkücüler olarak bizler, bu işin takipçisiyiz; çünkü bu dava, Misak-ı Milli’nin, Mavi Vatan’ın, yerli ve milli savunma sanayisinin tamamlayıcısı, Türk Yüzyılının anahtarıdır.

 

Son sözüm şu: MHP’nin terörsüz Türkiye hayali, bir ülkücünün rüyası değil, bu milletin ortak geleceğidir. PKK ile mücadele, sadece bir terör meselesi değil; vatan sevgisinin, milli birliğin sınavıdır. Devlet Bahçeli’nin liderliğinde bu yolda yürümeye devam edeceğiz. Çünkü bizler, “Önce vatanım ve milletim, sonra partim” diyenleriz.

 

Söz konusu vatan olunca tabutsuz toprağa gidenlerin terör örgütüyle pazarlık yapılacak bir masaya oturacağını, Türkün devlet şuurunu, egemenliğini yok edecek bir projenin parçası olacağını düşünecek kadar şuursuz bir kitle var.. 

Bunlar Ülkücü Hareketi tanımıyorlar..

 

Terör belasını bu topraklardan silene dek mücadeleye devam edeceğiz!

Ne Mutlu Türk'üm Diyene!

14 Mart 2025

Ali YETGİN

Bu yazı 7291 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum